Prof. Dr. Sahir Kılıç - Ankara Üroloji Uzmanı

Ankara’da Prostat Kanseri Tanı ve Tedavisi

ÖZET

Ankara’da prostat kanseri şüphesi veya tanısı bulunan hastalar; PSA, muayene, multiparametrik MR ve gerektiğinde biyopsi sonuçlarıyla birlikte değerlendirilir. Tedavi planı; hastalığın evresi, Gleason skoru, yayılım durumu, yaş, ek hastalıklar ve hastanın öncelikleri dikkate alınarak kişiye özel belirlenir.

Prostat, idrar torbasının hemen altında ve rektumun önünde yer alan, yaklaşık ceviz büyüklüğünde bir salgı bezidir ve erkek üreme sisteminin önemli bir parçasıdır.

Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biridir. Ankara’da prostat kanseri tanı ve tedavisi; hastalığın evresi, tümörün özellikleri ve hastanın genel sağlık durumu göz önünde bulundurularak kişiye özel olarak planlanmaktadır. Erken tanı ve doğru tedavi yaklaşımı, hastalığın kontrol altına alınması ve yaşam süresinin uzatılması açısından kritik öneme sahiptir.

Prostat kanseri, prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması sonucu ortaya çıkar. Bu hücreler prostat içinde bir tümör (kitle) oluşturabilir ve zamanla çevre dokulara, lenf bezlerine veya kemiklere yayılabilir (metastaz). Ancak prostat kanserlerinin önemli bir kısmı yavaş seyirli olduğundan, bazı hastalar uzun yıllar belirgin bir şikâyet yaşamadan takip edilebilir.

Ankara prostat kanseri tanı ve tedavi yöntemleri, güncel bilimsel kılavuzlar doğrultusunda belirlenmekte olup; erken tanı sayesinde hastalığın ilerlemesi çoğu zaman önlenebilmektedir.

Prostat kanseri değerlendirmesine gelirken neler getirmeliyim?

Varsa önceki PSA sonuçlarınızı tarihleriyle birlikte, prostat MR raporunu ve görüntülerini, biyopsi/patoloji raporunu ve kullandığınız ilaçların listesini getirmeniz değerlendirmeyi kolaylaştırır. Daha önce tedavi aldıysanız ameliyat, radyoterapi veya ilaç tedavisi belgeleri de incelenmelidir. Bu bilgilerin birlikte değerlendirilmesi, gereksiz tetkik tekrarlarını azaltmaya yardımcı olur.

Tanısal belirsizlik varsa genel prostat kanseri rehberini; tanı kesinleşmişse tedavi seçeneklerini inceleyebilirsiniz.

Prostat Kanseri Nedenleri Nelerdir?

Prostat kanserinin kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, bazı biyolojik, genetik ve çevresel faktörlerin hastalığın gelişiminde etkili olduğu kabul edilmektedir. Bu faktörler prostat hücrelerinde kanserleşme sürecini başlatabilir veya hızlandırabilir.

DNA mutasyonları, prostat kanserinin temel mekanizmasını oluşturur. Prostat hücrelerinde meydana gelen genetik değişiklikler, hücrelerin normal kontrol mekanizmalarından çıkarak kontrolsüz şekilde çoğalmasına yol açabilir ve tümör oluşumunu başlatır.

Genetik yatkınlık, prostat kanseri riskini artıran önemli bir faktördür. Ailede, özellikle birinci derece akrabalarda prostat kanseri öyküsü bulunması, hastalığın ortaya çıkma olasılığını yükseltmektedir. Bu durum, kalıtsal genetik faktörlerin rol oynayabileceğini düşündürmektedir.

Yaşlanma, prostat kanseri için en güçlü risk faktörlerinden biridir. Hastalık en sık 50 yaş ve üzerindeki erkeklerde görülür ve yaş ilerledikçe risk belirgin şekilde artar.

Hormonal faktörler, özellikle testosteron ve diğer androjen hormonlar, prostat hücrelerinin büyümesini uyarabilir. Bu hormonların prostat dokusu üzerindeki etkileri, kanser gelişiminde rol oynayabilecek mekanizmalardan biri olarak değerlendirilmektedir.

Beslenme ve yaşam tarzı, prostat kanseri riskini etkileyen çevresel faktörler arasındadır. Özellikle doymuş yağ oranı yüksek diyetler, obezite ve fiziksel aktivite eksikliği, prostat kanseri gelişimiyle ilişkilendirilmiştir.

Çevresel faktörler, sigara kullanımı, alkol tüketimi ve çevresel toksinlere maruz kalma gibi etkenleri içerir. Bu faktörlerin, vücutta oksidatif stres ve hücresel hasarı artırarak kanser riskini yükseltebileceği düşünülmektedir.

Irk ve etnik köken, prostat kanseri sıklığını etkileyen bir diğer faktördür. Özellikle Afrika kökenli erkeklerde prostat kanseri daha sık görülmekte ve hastalık daha agresif seyredebilmekmektedir.

prostta-kanseri-tedavisi

Prostat Kanseri Türleri

Prostat kanserlerinin %95’ten fazlası adenokarsinom olarak adlandırılan türdedir. Adenokarsinomlar, prostat bezinin salgı yapan bez yapılarından köken alır ve prostat kanserlerinin en sık görülen formunu oluşturur. Bu nedenle prostat kanseri tanı ve tedavi yaklaşımlarının büyük bir kısmı bu tipe yönelik olarak planlanmaktadır.

Daha nadir görülen prostat kanseri türleri de bulunmaktadır. Duktal adenokarsinom, adenokarsinomun daha az rastlanan bir alt tipidir ve klasik adenokarsinomlara göre farklı özellikler gösterebilir. Müsinöz adenokarsinom, tümör hücrelerinin yoğun mukus üretmesiyle karakterizedir. Skuamöz hücreli karsinom ise prostatta çok nadir görülür ve bez dokusundan değil, farklı hücre tiplerinden köken alır. Nöroendokrin tümörler ise prostat kanserleri arasında nadir ancak daha agresif seyirli olabilen bir grubu oluşturur ve özel tedavi yaklaşımları gerektirebilir.

prostat-kanseri-cinsel

Prostat Kanseri Belirtileri

Prostat kanseri erken evrede çoğu zaman belirti vermez ve bu dönemde hastalık genellikle tesadüfen, tarama testleri sırasında saptanır. Hastalık ilerledikçe prostat bezinin idrar kanalına baskı yapmasına bağlı olarak idrara ait şikâyetler ortaya çıkabilir. Kanser prostat dışına yayıldığında veya kemiklere metastaz yaptığında ise kemik ağrıları, halsizlik ve genel durum bozukluğu gibi daha ciddi belirtiler görülebilir. Bu nedenle prostat kanserinde erken tanı, tedavi başarısı açısından büyük önem taşır ve PSA testi ile parmakla rektal muayene taramanın temelini oluşturur.

Prostat bezinin idrar kanalını (üretra) çevreleyen bir yapı olması nedeniyle, büyüyen tümör idrar yoluna baskı yaparak çeşitli idrar sistemi belirtilerine yol açabilir.

En sık görülen şikâyetler arasında idrar yapmada zorlanma, idrarı başlatmakta güçlük, zayıf veya kesintili idrar akışı, sık idrara çıkma özellikle geceleri uyanma (noktüri) ve idrardan sonra mesanenin tam boşalmadığı hissi yer alır. Bazı hastalarda idrar yaparken yanma veya ağrı görülebilirken, ileri evrelerde nadiren idrar kaçırma da tabloya eklenebilir.

Kanama ile İlgili Belirtiler

Prostat kanserinde idrarda kan (hematüri) veya menide kan (hematospermi) genellikle tümörün çevredeki damar yapıları etkilemesi ya da hastalığın ileri evrelere ulaşması ile ortaya çıkabilir. Tümör dokusu, prostat içindeki veya çevresindeki damarları zedelediğinde idrar veya meni içerisinde kan görülmesine neden olabilir. Ancak bu bulgular her zaman prostat kanserine özgü değildir. İdrar yolu taşları, enfeksiyonlar, prostat iltihabı, iyi huylu prostat büyümesi veya bazı tıbbi işlemler sonrasında da idrarda ya da menide kan görülebilir. Buna rağmen, özellikle tekrarlayan veya açıklanamayan kanama durumlarında, altta yatan ciddi bir nedenin dışlanması için mutlaka ayrıntılı ürolojik değerlendirme yapılması gerekir. Erken dönemde yapılacak tetkikler, olası bir prostat kanserinin gecikmeden tanınmasına ve uygun tedavinin planlanmasına olanak sağlar.

İskelet Sistemi ve Yayılma Belirtileri

Prostat kanseri, diğer birçok kanser türüne kıyasla kemiklere yayılma (kemik metastazı) eğilimi gösterir ve bu durum genellikle hastalığın ileri evrelerinde ortaya çıkar. En sık tutulan bölgeler omurga, kalça, pelvis, kaburgalar ve uyluk kemikleridir.

Kemik metastazına bağlı olarak hastalarda sürekli veya giderek artan kemik ağrıları, özellikle sırt ve kalça bölgesinde ağrı, gece artan ağrı şikâyetleri görülebilir. Kemik yapısının zayıflaması sonucu ani ve travma olmaksızın gelişen kemik kırıkları ortaya çıkabilir.

Omurga tutulumu olan hastalarda ise yürüme zorluğu, bacaklarda uyuşma, karıncalanma veya güçsüzlük gibi nörolojik belirtiler gelişebilir. Bu bulgular, omurilik veya sinir köklerinin baskı altında kaldığını düşündürür ve acil değerlendirme gerektiren durumlardır.

prostat-kanseri-belirtileri

Erken fark edilen kemik metastazları, uygun tedaviyle ağrının kontrol altına alınması ve yaşam kalitesinin korunması açısından büyük önem taşır.

Genel Belirtiler (İleri Evre)

Prostat kanseri metastatik (vücudun başka bölgelerine yayılmış) ya da sistemik (tüm vücudu etkileyen) hale geldiğinde, yalnızca idrar şikâyetleri değil, genel sağlık durumunu etkileyen bazı belirtiler de ortaya çıkabilir.

Hastalarda çoğu zaman belirgin bir neden yokken gelişen istemsiz kilo kaybı ve buna eşlik eden iştahsızlık görülebilir; bu durum vücudun artan enerji ihtiyacı, kronik inflamasyon ve hastalığın metabolizma üzerindeki etkileriyle ilişkilidir.

Ayrıca günlük işleri bile zorlaştıran halsizlik ve sürekli yorgunluk şikâyeti ortaya çıkabilir; bu yorgunluk yalnızca uykusuzlukla açıklanmaz, çünkü ileri evre hastalıkta hem vücudun genel yükü artar hem de bazı hastalarda kansızlık (anemi) gelişebilir.

Anemi, kemik iliğinin etkilenmesi, kronik hastalık durumuna bağlı kan yapımının azalması veya beslenmenin bozulması gibi nedenlerle görülebilir ve buna bağlı olarak solukluk, çabuk yorulma, çarpıntı, merdiven çıkarken nefes nefese kalma ve nefes darlığı gibi belirtiler tabloya eklenebilir.

Bu tür şikâyetler prostat kanserine özgü olmayabilir; tiroit problemleri, enfeksiyonlar, beslenme yetersizlikleri veya başka hastalıklar da benzer yakınmalara yol açabilir. Ancak özellikle hızlı kilo kaybı, belirgin iştahsızlık, artan yorgunluk veya nefes darlığı gibi bulgular varsa, altta yatan nedenin gecikmeden anlaşılması için mutlaka üroloji değerlendirmesi ve gerekli kan testleri ile görüntülemelerin yapılması gerekir.

iskelet-sistemi-ve-yayilma-belirtileri

Prostat Kanserinin Kemiklere Sıçramasının (Kemik Metastazı) Belirtileri

Prostat kanseri çoğu zaman yavaş ilerleyen bir kanser türü olsa da, erken tanı konulmadığında kemiklere yayılma eğilimi gösterir. Prostat kanserinde kemik metastazları en sık omurga, kalça, pelvis, kaburgalar ve uyluk kemiklerinde görülür. Kemik dokusuna yayılan hastalık, yalnızca mekanik sorunlara değil, aynı zamanda sinir sistemiyle ilişkili ciddi nörolojik belirtilere de yol açabilir. Bu nedenle kemik metastazları, hastalığın ileri evrelerinde yaşam kalitesini belirgin şekilde etkileyen önemli bir tablodur.

Kemik metastazlarının en yaygın belirtisi kemik ağrısıdır. Bu ağrılar genellikle sırt, bel, kalça veya uyluk bölgesinde hissedilir. Başlangıçta aralıklı ve hafif olabilen ağrı, zamanla sürekli hale gelir, giderek şiddetlenir ve özellikle geceleri artabilir. İlerleyen dönemde hastanın günlük hareketlerini kısıtlayacak düzeye ulaşabilir ve istirahatle geçmeyen bir karakter kazanabilir.

Kemik yapısının tümör nedeniyle zayıflaması sonucunda ise patolojik kırıklar ortaya çıkabilir. Bu kırıklar çoğu zaman hafif bir travma sonrası ya da hiç travma olmaksızın gelişir ve en sık uyluk kemiği (femur), kalça kemiği ve omurga (vertebralar) gibi yük taşıyan kemiklerde görülür.

Hangi Testlerle Anlaşılır?

Kalsiyum ve hematolojik testler: Yayılımın sistemik etkilerini değerlendirir.

Kemik Sintigrafisi: En sık kullanılan tarama testidir.

PSMA PET-CT: En hassas görüntüleme yöntemidir.

MR: Omurilik basısı şüphesinde kullanılır.

Prostat Kanseri Teşhisi Nasıl Konulur?

1. DRE (Parmakla Rektal Muayene)

Prostatı makattan parmakla muayene edilir. Sertlik, düzensizlik veya nodül varsa şüphe artar.

  • PSA ile birlikte değerlendirilir.
  •  DRE normal olsa bile PSA yüksekse kanser olabilir. Aynı şekilde PSA normal olup DRE’de anormallik varsa  prostat kanseri olabilir,  ileri değerlendirme gerekir.

2. PSA (Prostat Spesifik Antijen) Kan Testi nedir?

  • İlk basamak testtir. PSA, semen içinde bulunan bir enzimdir ve meninin sıvılaşmasına yardımcı olur. Normalde kanda çok düşük düzeyde bulunur.  Yüksek PSA düzeyi, prostat kanseri olasılığını düşündürür ama kesin tanı koydurmaz.
  • Prostat hücreleri hasar gördüğünde veya sayıca arttığında (örneğin prostat kanseri, prostat büyümesi veya iltihap durumlarında) kandaki PSA seviyesi yükselir.

3. Multiparametrik Prostat MRI (mpMRI)

  • PSA ve/veya DRE şüpheliyse yapılır.
  • Prostat içindeki şüpheli alanları görüntüler.
  • PI-RADS skoru (1–5) ile lezyonun kanser olasılığı değerlendirilir:

MRI, gereksiz biyopsilerin önüne geçilmesini sağlar.

prostat-kanserinin-kemiklere-sicramasinin-kemik-metastazi-belirtileri

4. Prostat Biyopsisi (Kesin Tanı Yöntemi)

Prostat biyopsisi, prostat kanserinde kesin tanıyı koyan tek yöntemdir. PSA yüksekliği veya görüntüleme bulguları kanser şüphesi uyandırsa da, prostat kanseri tanısı yalnızca biyopsi ile kesinleşir. Biyopsi sırasında prostat bezinden alınan doku örnekleri patoloji laboratuvarına gönderilir ve hücreler mikroskop altında ayrıntılı olarak incelenir. Patolog tarafından yapılan bu inceleme sonucunda, kanser hücrelerinin yapısına ve davranışına göre Gleason skoru belirlenir. Gleason skoru, prostat kanserinin ne kadar agresif olduğunu, yani yavaş seyirli mi yoksa daha hızlı ilerleme potansiyeline sahip mi olduğunu gösteren en önemli göstergelerden biridir. Bu skor, hastalığın risk grubunun belirlenmesinde ve kişiye en uygun tedavi seçeneğinin planlanmasında kritik rol oynar.

5. E Tetkikler (Evreleme Amaçlı)           

TestAmaç
PSMA PET-CTVücutta yayılım (metastaz) araştırması
Kemik sintigrafisiKemik metastazını saptamak
Pelvik MR / BTLenf nodu ve komşu doku  yayılımını değerlendirmek için

Prostat Kanserinde Tedavi

Prostat Kanserinde Tedavi Yaklaşımı

Aktif İzlem

Aktif izlem, prostat kanseri tanısı almış ancak hastalığı düşük riskli ve yavaş seyirli olan hastalar için uygulanan bir takip yaklaşımıdır.

Bu yöntem genellikle PSA değeri 10 ng/mL’nin altında olan, Gleason skoru 6 veya daha düşük, tümörü prostat bezi içinde sınırlı bulunan (T1c veya T2a evresi) ve genel durumu iyi, yaşam beklentisi uzun olan hastalar için tercih edilir.

Aktif izlemin temel amacı, hastalığın agresif özellik göstermediği durumlarda ameliyat veya radyoterapi gibi tedavilere hemen başlanmadan, hastayı yakından takip ederek gereksiz tedavilerin olası yan etkilerinden kaçınmaktır.

Aktif izlem sürecinde hastalar düzenli aralıklarla kontrol edilir. Genellikle 3–6 ayda bir PSA testi, yılda 1–2 kez parmakla rektal muayene yapılır. Gerekli görülen durumlarda prostat MR görüntülemesi ve tekrar biyopsi ile hastalığın seyri yeniden değerlendirilir.

Takipler sırasında kanserin ilerlediğine dair bulgular saptanırsa, o aşamada aktif tedavi seçeneklerine geçilebilir.

Bu yaklaşım sayesinde hem hastalık güvenli şekilde izlenir hem de hastanın yaşam kalitesi korunur.

prostat-kanserinde-tedavi

Cerrahi Tedavi – Radikal Prostatektomi

Radikal prostatektomi, prostat kanserinde hastalığın prostatla sınırlı olduğu veya lokal ileri evrede (T1–T3) bulunduğu durumlarda uygulanan cerrahi tedavi yöntemidir. Genel sağlık durumu ameliyata uygun olan ve yaşam beklentisi 10 yılın üzerinde bulunan hastalarda tercih edilir. Ameliyat açık cerrahi, laparoskopik yöntem veya Robotik cerahi  ile yapılabilir. İşlem sırasında prostat bezi ve seminal veziküller tamamen çıkarılır; gerekli görülen hastalarda kanserin yayılımını değerlendirmek amacıyla pelvik lenf nodları da alınabilir.

Radikal prostatektominin en önemli avantajı, kanserli dokunun tamamen vücuttan çıkarılmasıdır. Ameliyat sonrası PSA değerinin sıfıra düşmesi, hastalığın tekrar edip etmediğinin kolayca takip edilmesini sağlar.

Olası yan etkiler arasında, özellikle ilk aylarda görülebilen idrar kaçırma ve bazı hastalarda ortaya çıkabilen sertleşme sorunu (erektil disfonksiyon) yer alır. Bu etkilerin şiddeti ve kalıcılığı; hastanın yaşı, hastalığın yaygınlığı ve sinir koruyucu cerrahinin uygulanıp uygulanmadığına bağlı olarak değişebilir.
Radyoterapi (Işın Tedavisi)

Radyoterapi, prostat kanserinde cerrahiye alternatif olarak ya da cerrahi sonrası ek tedavi amacıyla kullanılan etkili bir yöntemdir. Genellikle lokalize veya lokal ileri evre prostat kanseri olan, ameliyat istemeyen ya da ameliyat için uygun olmayan hastalarda tercih edilir. Radyoterapi, yüksek enerjili ışınlar kullanılarak kanser hücrelerinin yok edilmesini hedefler. Günümüzde en sık dıştan ışınlama (external beam radyoterapi) uygulanmakta, seçilmiş hastalarda ise brakiterapi (prostat içine radyoaktif kaynak yerleştirilmesi) tercih edilebilmektedir.
Radyoterapinin en önemli avantajı, ameliyat gerektirmemesi ve prostatın yerinde korunmasıdır.
Tedavi genellikle birkaç hafta süren seanslar halinde uygulanır. Olası yan etkiler arasında idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik ve nadiren sertleşme sorunu görülebilir. Bu etkilerin çoğu zamanla azalır veya tamamen düzelir.

Hormon Tedavisi (Androjen Baskılama Tedavisi)

Hormon tedavisi, prostat kanserinin büyümesini uyaran erkeklik hormonlarının (androjenlerin) etkisini azaltmayı amaçlayan bir tedavi yöntemidir. Genellikle ileri evre, metastatik prostat kanseri olan hastalarda veya radyoterapi ile birlikte destekleyici tedavi olarak uygulanır. Prostat kanseri hücreleri testosterona bağımlı olduğundan, bu hormonun baskılanması tümörün büyümesini yavaşlatabilir ve hastalığın kontrol altına alınmasına yardımcı olur.
Hormon tedavisi, ilaçlarla testosteron üretiminin baskılanması veya testosteronun hücreler üzerindeki etkisinin engellenmesi şeklinde uygulanır. Tedavinin amacı kanseri tamamen ortadan kaldırmak değil, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve belirtileri azaltmaktır.
Olası yan etkiler arasında sıcak basmaları, cinsel istekte azalma, sertleşme sorunu, kas kaybı, kilo artışı ve kemik yoğunluğunda azalma yer alabilir. Bu etkiler düzenli takip ve destek tedavilerle yönetilebilir.
Metastatik Prostat Kanserinde Sistemik Tedaviler
Sistemik tedaviler, prostat kanserinin prostat dışına yayıldığı (metastatik) durumlarda tüm vücudu hedef alan tedavi yaklaşımlarıdır. Bu tedaviler genellikle hormon tedavisine ek olarak veya hormon tedavisine rağmen hastalığın ilerlediği durumlarda uygulanır. Amaç, kanser hücrelerinin çoğalmasını baskılamak, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve belirtileri kontrol altına almaktır. En sık kullanılan sistemik tedaviler arasında kemoterapi ve yeni nesil hormon baskılayıcı ilaçlar yer alır.
Kemoterapi, kanser hücrelerini doğrudan hedef alarak çoğalmalarını durdurur ve özellikle yaygın hastalıkta yaşam süresini uzatabilir. Yeni nesil hedefe yönelik hormon ilaçları ise testosteronun kanser hücreleri üzerindeki etkisini daha güçlü şekilde baskılar. Bu tedavilerle birlikte kemik metastazlarına yönelik destekleyici ilaçlar da kullanılabilir. Tedavi seçimi, hastalığın yaygınlığı, önceki tedavilere yanıt ve hastanın genel sağlık durumuna göre kişiye özel olarak planlanır.

Ankara’da Prostat Kanseri Tanı ve Tedavisi

Ankara’da Prostat kanserinde tedavi seçimi her hasta için kişiye özel olarak planlanır. Karar verirken hastalığın evresi, Gleason skoru, PSA düzeyi, kanserin prostatla sınırlı olup olmadığı ve hastanın yaşı ile genel sağlık durumu birlikte değerlendirilir. Lokalize prostat kanserinde risk grubuna göre aktif izlem, radikal prostatektomi veya radyoterapi değerlendirilir. HIFU gibi fokal yöntemlerin hasta seçimi ve kanıt sınırlılıkları ayrıca ele alınmalıdır. EAU prostat kanseri tedavi kılavuzu. İleri evre veya metastatik hastalıkta ise hormon tedavisi ve sistemik tedaviler ön plana çıkar. Amaç yalnızca kanseri kontrol altına almak değil, aynı zamanda yaşam kalitesini korumaktır. Ankara üroloji uzmanı tarafından yapılan detaylı değerlendirme sonrasında her hasta için uygun tedavi tercih edilir.

ankarada-prostat-kanseri-tani-ve-tedavisi

Bu içerik, Prof. Dr. Sahir Kılıç tarafından 30 yılı aşkın üroloji tecrübesi ve güncel EAU kılavuzları ışığında hazırlanmıştır.

Prostat Kanseri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

İlk görüşmeye hangi belgeleri getirmeliyim?

Önceki PSA sonuçlarını tarihleriyle, prostat MR raporunu ve görüntülerini, biyopsi/patoloji raporunu ve ilaç listenizi getirin. Daha önce tedavi aldıysanız ameliyat, radyoterapi ve ilaç tedavisi belgelerini de ekleyin.

MR raporu yeterli mi, görüntüleri de getirmeli miyim?

Raporla birlikte MR görüntülerinin de bulunması yararlıdır. Görüntülere erişim biçimini randevu öncesinde kliniğe sorabilirsiniz; yalnızca rapor, gerektiğinde yapılacak ayrıntılı görüntü değerlendirmesinin yerini tutmaz.

PSA yüksekliğiyle başvurursam hemen biyopsi yapılır mı?

Hayır. Önce PSA seyri, muayene, prostat hacmi ve varsa MR bulguları birlikte değerlendirilir. Biyopsi gerekip gerekmediği bu değerlendirmeden sonra belirlenir; yüksek bir PSA sonucu tek başına kanser tanısı değildir.

Kan sulandırıcı kullanıyorsam ne yapmalıyım?

Kullandığınız ilacı, dozunu ve neden verildiğini hekiminize bildirin. Biyopsi veya ameliyat öncesinde ilacı kendi kararınızla kesmeyin; plan, işlemin kanama riski ve ilacın kesilmesinin oluşturabileceği risk birlikte değerlendirilerek yapılır.

Başka merkezde yapılan biyopsiyle ikinci görüş alabilir miyim?

Mevcut patoloji raporuyla değerlendirme yapılabilir. Rapor veya klinik bulgular arasında belirsizlik varsa preparatların ya da blokların yeniden incelenmesi istenebilir. İlk görüşmeden önce bunları temin etmeniz gerekip gerekmediğini sorun.

İlk görüşmede ameliyat kararı kesinleşir mi?

Her zaman değil. Eksik patoloji veya evreleme bilgileri varsa önce bunlar tamamlanır. Aktif izlem, cerrahi ve radyoterapi gibi seçeneklerin uygunluğu, olası yan etkileri ve sizin öncelikleriniz konuşularak karar verilir.

Şehir dışından geleceğim; kaç gün ayırmalıyım?

Gerekli süre, yalnızca görüşme yapılmasına veya ek tetkik ve işlem planlanmasına göre değişir. Sabit bir süre varsaymak yerine mevcut belgelerinizle birlikte randevu öncesinde planlama isteyin.

Tanı ve evreleme terimlerini nereden okuyabilirim?

PSA, prostat MR’ı, PI-RADS, biyopsi, ISUP ve evreleme açıklamalarını genel prostat kanseri rehberinde bulabilirsiniz. Raporunuzdaki bir terim, diğer bulgulardan bağımsız tedavi kararı oluşturmaz.

Tedavi seçeneklerini görüşmeden önce karşılaştırabilir miyim?

Prostat kanseri tedavi yöntemleri sayfası aktif izlem, cerrahi, radyoterapi ve fokal yaklaşımların temel farklarını açıklar. Size uygun seçenek, risk grubunuz ve genel sağlık durumunuz değerlendirilmeden belirlenemez.

Görüşmede hangi soruları sormalıyım?

Risk grubunuzu, ek inceleme gerekip gerekmediğini, beklemenin güvenli olup olmadığını ve önerilen yaklaşımın alternatiflerini sorun. İdrar kontrolü, cinsel işlev ve takip planına ilişkin beklentilerinizi de açıkça paylaşın.

 

Uzmanlık Alanları
Önerilen İçerikler

Bunlar da ilginizi çekebilir...

Sizin için seçtiğimiz benzer içeriklere göz atabilirsiniz.

urolojik-kanserler

Ürolojik Kanserler

Ürolojik kanserler, böbrek, mesane, prostat, testis, penis ve idrar yollarını etkileyen kötü huylu hastalıkları kapsar. Ürolojik kanserler n...

WhatsApp +90 505 784 08 65 Testler